20090221

son akşam yemeği

masalda hissetmek için 8 ocak gecesine gereksinimim olmadığına o kadar nadir emin oluyorum ki, gerçekliğinden emin olamıyorum kimi zaman. masalda hissedilmek için bir masa bile yeterli olabiliyor diyorum sonra. bir kulp bulmam gerekseydi, bu geceyi "sessiz" olarak tanımlardım. 4 kişilik bir masa, asla teknolojik bir aletten çıkmayan yunan şarkıları, ondan çok az evvelsindeki 60 yıl evvelsine ait, bu yüzden bölük pörçük türk şarkıları, plaktan dinlenilmesiyle aynı tadı bırakacak cinsten bir kasetçalar, masada konuşulan 3 tane ana dil, duvarlardaki zamanı ölesiye, belki de öylesine hatırlatan saatler. durgunluk, sessiz dakikalar, dalan gözler. hayal edildiğine emin olduğum vals yapan çiftler, üzerine basıldığında çıplak ayakla kara basmakla aynı hissi veren halı, ilaç kokan bir asansör ve arkamızdan el sallayan nectar.

meyveler, tatları aynı, isimleri farklı meyveler. belki de tatları farklı, isimleri aynı yemekler. beyaz ve pembe şaraba bir o kadar zıt budweiser. budweiser etkisinde dönüşte highwayde yaşanan adrenalin.

varsın winter solstice çalsın.