20090124

mesela

bir ergen olarak düşünüldüğünde, perdelerinin, saçlarının bilakis gözlerinin altının siyah ve tonlarında olduğunu düşündüğümüz genç insan topluluğunun arasında gösterilmemem için üzerimdeki kırmızı, sevimli elbise asla yardımcı olmuyor. hayır, aslında bir de aksine yaşımı da küçültüyor. atıyorum bara girerken "pardon küçük hanım, kimlik görelim." gibi dumurlara koşmuyor da değilim hani. yani aslında geleceğim şey, bir boktan memnun olmamam ve sürekli daha farklı ve siyah şeyler arıyor olmam olabilir tatlım. ama bir yandan da çılgınlar gibi sürekli aynı şarkıyı dinlemem ve her tınısında (tını) coşmam ve bundan uzun süre sıkılmamam üzerime kapak da olabilir nitekim.
MESELA böyle eski zaman türkçesi (kimisine göre yeni zaman arapçası) binaenaleyh filan gibi kelimeler kullanıyor olmam kimilerine göre itici kimilerine göre muhafazakar, kimilerine göre geleneksel gelebilir.
ne bileyim şimdi zeynep'e gidiyoruz yemeğe. şu 4 aydır hayatım o kadar tekdüze ki, hayatımın yemeklerden oluşmaya başladığını kanıksamaya başlayacağım. neyse ki 5 gün sonra amerika'ya gidiyorum da, bu boktan yemeklerimden başka dünyanın en şişman ergeni olarak kfc'yi mcdonalds'ı filan anlatabileceğim.
şaka şaka.

strawberry fields'e gittim. çilek yiyip döneceğim.
binaenaleyh! (görüşürüz manasında)